Vayanasını!
Salı
Teşvik Yasası
Aradığım tat kesinlikle Bejeweled'daki adamda. Renan teyze, serzeniyorum ya hani, oluyor mu bari bir şey söyle diye. Excellent diyor. Awesome diyor.
Perşembe
Kıssam'dan hisseler
Sevgili Eugenius,
Çarşamba
Me to manique cho banne, bir İtalyan markası
Bak senin sevdiğin havalar da geldi. İki haftaya özlersin ama güneşi. Biraz güneşi. (Bir Osmanlı markası)
Lorem ipsum
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.
Cuma
Knock knock knocking on
Sabahın köründe kalkabildiğim tek günde de, evde kilitli kalmam... "Korumuyorsun anneciğim, zarar veriyorsun." geyiğini yapabilirim şimdi. Ne bileyim hiç olmadı sor anahtarım var mı?
Pirlanta Muhammed
Hindistanlı 'pirlanta' Muhammed'i olaydan bir hafta sonra İstiklal'de görmeme ne demeli? Daha ilginci, görür görmez "Oha Muhammed bu!" demem? Bu ne anlatıcı etkisidir arkadaş! Fulya'nın taklit yeteneğini takdir etmeli.
Salı
Yusuf Nokta Midye
Her şey bir masa etrafındaki on kızla başladı. Aslında birleştirilmiş iki masaydı. Bilirsiniz, bu gibi masa düzenlemelerinde elbette ki biri, o iki masanın tam birleşimine denk gelir. Arada kalmışlık. Bahsedilen biri, bacaklarını da rahat rahat uzatamaz. Yazıktır. Neyse.
Pazar
Kırmızı kırmızı kırmızı... Yüce!
Hay allah cümle kuramıyorum dedim. Gene o ifadesiyle "Cümle kuruyorsun çünkü." dedi. Anladım.
Cumartesi
Konuşurken kafanın içine soktuğun gibi beni, yazabilsem. Neler neler anlatırım.
Çarşamba
Başta Erman Toroğlu, Beşiktaş Düşmanları- Mesajınız var.
İnegöl'den 15663 no'lu Beşiktaş kongre üyesi Ahmet Galip Meriç abimiz,
Salı
Bi bulduruverin onu bana
Bana şeyi buldursanıza ımm. Alkışlarla Yaşıyorum'da dinliyorduk yanlış hatırlamıyorsam. Telefon kaydı. Adam aboneliğini iptal ettirmek istiyor. Sonra kendinden geçip Çarrşııııııı diye bağırıyor. Küfürbaz Metin değil. Hatırlamıyorum işte. Hadi be bi hatırlayanınız varsa..
Pazartesi
Zevk.com 18+
Nohoho diye güldüm. İşte bu çok güzel. 18 yaşından büyük olduğunu kanıtlamak için kompozisyon yazmak zorundasın ki şifreyi alabilesin. Zevk Diyarı.
askerken iki günde bir karaşimşek çıkardı. askere gittiysen ne dediğimi bilirsin. Bilirsen bilirsinki 16 yaşından küçük olsam askere gidemezdim. Bi de ilavetenn bir kanıt daha gönderiyorum. Uzay 1999 Ay üssü Alfa dizisindeki ay mekiklerinin adları kartal diye başlardı örn: kartal 1 gibi Küçük ev dizisinde dişlek çilli bi kız vardı ya adı laura ydı gördüğün gibi sadece 16 değil 26 yaşından da büyük olduğumu kanıtladım. şimdi gönder abine parolayı yoksa pazar konserlerinde herbert fon karajan ın yönttii klasikleri sayarım ona göre.
lan ali ben aydın şu bilgi işlemde ki uzun aydın tanıdın mı lan eğer tanıdıysınsan taksim e git orda bir boya sandığı var onu alırmış gibi yap bekle beni geliyom.
am osurması! bunu öğrendiğimde 21 yaşındaydım.
Cumartesi
Çarşamba
Ne iş?
Bir de şunu tanıtayım tamamdır. Ne iş yapsak? İş fikirleri paylaşım platformu imiş. Ne iş? İşşşş
Özür mahiyetinde
TD 121
Türk Dili dersini en sonunda blackboard üzerinden verecek okula önce bir fok alkışı gelsin. Benim ne suçum günahım vardı mınakoduklarım delirttiniz beni!
Lanlarım,
Cumartesi
Evladım bak bi
Ceren telefonunu evde unutmuş. Hiç susmadı maşallah. Ayıplı mesajlar atmayın. Ben annesi. Sizinle mi uğraşacağım canım!
Pazar
Ben hiç sims oynamadım
Mehmet'in hava yolu şirketi var, uçak alıyor. Benzinin ucuzlamasını gözetiyor. Diyorum ki, sonra ne oluyor? " Uçuruyorum işte uçakları, para kazanıyorum." diyor.
Tenk yu Gia
Birinciyi en başında dedik zaten. Gia dedik ya. O nasıl logo lan? Yedi blog çokmuş, bakalım bakalım.
Cumartesi
House Party
Yedi arkadaş. Yedi farklı uyuşturucu. Tek bir evde toplanırlar. Da dandan da dan!!! Ve olaylar gelişir.
Sevinmemiz çapkıncadır, ağlatır bizi küpeşteler
Bugün Filiz demiş de ordan aklıma geldi. Bir kaç kişi daha stajlarının son gününde vedalaşırken gözleri dolan, ağlayan çalışma arkadaşlarının varlığından bahsediyorlar. Oğlum o ondan değil! Gitmek- terkedilmek- gidiyor olmak- arkada kalmak- kalan olmak- giden olmak ve benzeri siksok durumun yaptığı çağrışımlar ya da bir şeyler hatırlattığı duygusallık anları. Yani alınmayın üzerinize. Sevmiyor o kişi sizi. Mantıken üzülmesini de beklemeyin. Ha şöyle üzülebilir; staj döneminde bütün hamallıkları size yaptırıyordur da o yüzdendir. O gözleri dolan var ya, sizin "ayyy en çok o üzüldü." dediğiniz. O işte içlerinden en çiyan olanı.
Perşembe
"Baskı"nın da olduğu gibi "basınç"ın kökü basmaktan gelir.
Yüksek basınçta balonlar patlardır. Mazallahtır. İnsan önce kendinden korkacaktır. Nottur.
Gençsin tabii paylaşacaksın
Have you met TED?
Burda türkçe çevirilileri var. Bu da kendisi. Deds dı vey aha aha ay layk it. Mehtap'ın söylediği var bir de ona da bakmalı.
Salı
İnternet ne güzel şey
Rapor olarak sunulması gereken şey internetin kullanım alanlarıydı. Dedim boşver alanlarını, direkt internetin kullanımı yapıp konuyu dallandırıp budaklandıralım. Davranış inceliyoruz burda. Twitter ve FriendFeed, nasıl seviyorum onları nasıl seviyorum! Sarp'ı da ajan yapardık, oh mis. Herif uyumuyor. Sonra baktım ki hakkaten uyumuyormuş. Neyse bir takım olaylar işte. Aha da şurda. Çok kıskandım ibneyi kucak dolusu küfürlerimi gönderiyorum. Ha ama teşekkürü de borç bilirim o kadar değil yani. Kaynak oldu resmen bana. Teşekkür etmem gereken çok insan var aslında da, hepsi word dosyalarında kopi peyst şeklinde duruyor. Ederiz bir ara fazla şeetmeyelim şimdilik.
Pazartesi
Uykum gelmese ikna edebilirdim
Telefon ettim bir yere, fiyat alacağım. Telefonda söyleyemiyoruz dediler. Allahalla biri duyar diye mi acaba deyip bir de mailden yana şansımı kullanayım dedim ama onu da yemedi. "Gelin, hem görmüş olursunuz." dedi. Sağolsun.
Radikal olsun birleşmemiz ben kan vereyim
Pazar
Cumartesi
Şimdi sen gidiyorsun ya
Neden gittiğin hakkında konuşmak bile istemiyorum zaten de. Ne gerek vardı ki yani? O gün "Öylesine." demiştin. Bok öylesine! Gidiyorsun işte. Hem de bugün! Nasıl bugün olur ya? Bir kere daha görüşecektik hani? Hep kandırıyorsun sen beni.
Çarşamba
Altın günü mü yapsak?
Salı
Ya ...
3G reklamlarında, üç kızın kol kola girip "Merraka Övgüler" başlığı altında "merak ne güzel şey, güzel şey merak" diye sokaklarda şarkılar söylemesi komik değil mi? Bence komik. Sonuçta 3G. (nokta!)
Pazar
Tam da bununla ilgili zaten



Cumartesi
Perşembe
Biziz onlar ne var yani?
Sinemada Harry Potter izlerken, aklına Kutsal Damacana gelip gülmeye başlayan arkadaş grubunu her türlü severim.
Salı
Darallar
Gene duramamalarım başladı, böyle böğrümü böğrümü sıkıyorlar. Dur ben bir vasiyetimi yazayım.
Pazartesi
Ben ölünce yakın demiş adama. Adam onu dinlememiş.
Prometheus ile ilgili dört efsane var imiş:
Pazar
Akbaba
Bir akbaba ayağımı kemiriyordu. Ayakkabı ve çoraplarımı ufak parçalar haline getirmişti bile ve şimdi de ayağımı kemiriyordu. Sürekli gagalıyordu. Etrafımda huzursuzca daireler çizdi, sonra yine işe koyuldu. Bir adam yakından geçti, biraz baktı, sonra akbabayı neden kovmadığımı sordu. "Çaresizim." dedim, "bana doğru gelip saldırınca, tabii ki kendimi korumaya hatta onu boğmaya çalışacağım. Ama bu hayvanlar çok güçlü. Benim yüzüme atlamak üzereydi, ayağımı feda etmeyi yeğledim. Şimdi de parçalara ayırdı."
Kendine işkence edilmesine böyle izin vermen ilginç, dedi adam. "Bir kez ateş ettin mi, bu akbabanın sonu olur."
Öyle mi, dedim, "bunu yapar mısın?"
Zevkle, dedi adam, "silahımı almak için eve gitmeliyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misin?"
Emin değilim dedim ve bir an için acıyla kaskatı kesildim. Sonra, "Herneyse, deneyin." dedim.
Tamam dedi adam, "olabildiğince çabuk davranacağım."
Akbaba bu konuşmayı sakince dinliyor, gözlerini benim ve adamın üzerinde gezdiriyordu. Onun her şeyi anladığını fark ettim. Kanatlandı, güç kazanmak için uzağa uçtu ve sonra, sanki bir cirit fırlatıcısı gibi gagasını boğazıma daldırdı. Sırt üstü düşerken, kaçınılmaz bir biçimde her boşluğu dolduran, her kıyıya ulaşan kanımda boğulmakta olduğunu görerek rahatladım.F.K.
Dışarda ağzına vurduğumun bi çocuğu ağlıyor sabah sabah
Samimi oldukça birbirine karışıyorsun ya hani bir de, işte o çok acayip. Bakıyorsun önceden aldığı kararlar, senin gelecek planların olmuş falan. Sen çoktan vazgeçmişsin, bıraktığın yerden o devam etmiş ya da. Bayrak yarışı gibi. Bu bir tanesi sadece.
Bir anlığına ona dönüşüp kendi tepkini verememek de garip. Senin benim yok. Kiminse, diğerinin yükü daha çok aslında. Sorumluluk çok sik bir şey.
Mesela film izlerim. En dramatik sahnesinde durdurur, ne olmuşsa bana olmuş gibi kendime uyarlayıp bir on dakka ağlarım. Ahuha çok saçma! Ooo neler neler. Ceren olur Bergen. En sonunda çok efsanevi bir ölüm hazırlamışken, hasiktir lan Mehtap çok üzülür, Çağıl bu yaşta bunu kaldıramaz diyip geri dönüyorum. Hayal bile kurdurtmuyorlar insana. Bela mısınız oğlum?!
Güvensizliğe çare yok da şu menopoz teyze öfkeleri nolucak acaba? Sinirlendikçe sakinleşiyorum allahtan. Neyse kanı kaynıyor gencin, büyüyünce geçer.
Hahah geçen gün bir kağıt buldum, beşinci sınıfta falanmışım. Bir şeyler olmuş herhalde evde. Bir an önce on dokuz yaşına gireyim lütfen yazıyor. Çok güldüm, sonra yazık lan dedim. Aha girdim on dokuz yaşına, üstünden de üç sene geçti. Ne sikim oldu ki? Şimdi işte büyüyünce geçer diyoruz da, e ya bir de geçmezse? Neyse ki öyle bir zaman aralığı koymuyoruz. Geçmezse, anadan babadan kalma muhteşem yargıyı yapıştırıveririz: Sen hala çocuksun.
Bir de o içerdeki çocuk folloş oldu, bir iyi oluyor bir kötü. Bir karar verin ulan, kafam karışıyor. Anlıyorum ama duyamıyorum.
Bu saatte de noluyosa? Yat işin gücün mü yok. Diyeceğim şeyi de dememişim zaten yine.
Gelsene hadi artık lan. Deli özledim.
Cumartesi
Gibi değil gibi
Duayı türkçe ediyorsun da anlıyor mu bakalım seni? Sonuçta dil, insan icadı. Biraz da kompleksli sanırım. Hep o bulsun, hep o yaratsın istiyor. Gönül koymuş. Madem kendi başınıza anlaşabiliyorsunuz birbirinizle, anlaşın amına koyim, öğrenmiyorum demiş.
Kediye köpeğe anlatır gibi anlatmak lazım sorunu. Kedi köpek derken yanlış olmasın. Onlar da sonuçta bir evlat gerçi ama toplum baskısı işte ne yaparsın. Hani gel deyince gelmez de, gözünün içine bakıp biraz da badi lenguiç kullanınca gelir ya.. Vücut dili önemli tabii. Avantaj sağlar.
Hercümerç güzelmiş dur bakayım kullanmaya çalışayım. Bütün dualar tek bir kanalda hercümerç olmuş iken, olur da aşağı bakası gelirse, hemen göze çarpar vücut dili kullanan insan. İlk namaz da böyle çıkmış ortaya zaten.
Demem o ki, yukarısı çok gürültülü. Kafa göz şişirticisinden. Farkettirmek gerek kendini. O "zamanla" dedikleri şey var ya, o O'nun anlayabilme süreci. Bırakmış tavırları. O da büyüyor en nihayetinde, çabalıyor. Kolay değil ki ne yapsın, o kadar insan.. Görev bilinci var ama bak.
Bir de kediye köpeğe anlatır gibi dedik. Sen de telepati, ben diyeyim çok istemek. Hissetmek mühim. His önemli. Kalp atacak aga!
Bir de o kadar sorumluluğu nasıl taşır ki diye düşününce bir diğer ihtimal geliyor aklıma ki, siktir et onu, hiç hoş değil.
